MARMARA NAKLİYECİLER TERMİNALİ  (T3) GEBZE - TÜRKİYE
MARMARA TRANSPORT TERMINAL

HABERLER

Günümüz Türkiyesinde yük/yolcu taşımacılığının %94'ü karayolları ile gerçekleştirilmektedir. Nakliye ve taşıma sektöründeki hizmet ve kalitenin Avrupa ve Batılı ülkeler standartlarına getirilmesine yönelik yapılan çalışmalar, yeni düzenlenen yasalar yakından takip edilmektedir. Ancak bu yeni yapılanma ve standartların yükseltilmesi yönündeki geçiş dönemleri; bu sektörün yükünü çeken, Lojistik firmaları ile kamyoncu esnafının altyapı ve temel ihtiyaçlara ait maddi girdiler bakımından desteklenmesi gereğini ortaya çıkarmaktadır.


KARAYOLU TAŞIMA YÖNETMELİĞİNDE ki yapılan değişiklikler sonucunda eşya ve yolcu taşımacılığıyla ilgili standartların yenilenmesi neticesinde, bu işi yapanlarda zorunlu olarak istenen taşıma belgelerinin çıkarılmasına yönelik maddi külfet, sektör çalışanlarını olumsuz yönde etkilemiş ve maddi zorluklar sonucunda borç/kredi sarmalına düşürmüştür.


Ayrıca petrol bölgelerinde meydana gelen karışıklıklar ve global krizler ilk olarak akaryakıt fiyatlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Ülkemizde Deniz taşımacılığı, balıkçılık ve tarım sektöründe olduğu gibi kara taşımacılığında da akaryakıt fiyatı içerisindeki ÖTV nin alınmayarak, kara taşıma sektörü ilgililerine bir nebze olsun nefes aldırmak, ülke üretiminin nakliyesinin rantabl olarak gerçekleştirilmesi bakımından büyük önem arzetmektedir.


Ülkemiz yöneticilerinin bu husustaki çare ve hassasiyetlerini geciktirmeden gerekli önlemlerini alacağını umuyor, saygılar sunuyoruz.



Türkiye Nakliyeciler Derneği


Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Derneği


Uluslararası Karayolu Yük taşımacılığı Derneği


Ankara Lojistik Üssü


Türkiye Araç Muayene İstasyonları


Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Enstitüsü





Counters

KARAYOLU TAŞIMACILIĞINDA YENİ TERCİHLER

M.Akif KAYMAK

MNT Yönetim Kurulu Başkanı


Türkiye de yük taşımacılığı 4925 Sayılı Kanunun 2003 yılında devreye girmesi ile yasal zeminde büyük ölçüde eksikliğini giderebilmiştir. Ayrıca TIR, ADR ve AETR mevzuatları ile taşımacılığın kalitesi ve denetimi de yeni boyutlar kazanmaya başlamıştır. Sistem hızla ilerlemektedir.

Türkiye de 81 ilde gelişen sanayinin yanında illerde ve ilçelerde gelişen organize sanayi bölgeleri, ham madde girdilerini belli merkezlerden buralara getirirken mamul maddeleride diğer bölgelere hızla sevk etmektedir. Gelişen lojistik merkezleri de bu ihtiyaca paralel olarak kendilerini yeni sisteme entegre etmeye çalışmaktadır.Mamul maddeler toptancılardan tüketicilere hızla buluşurken, diğer yandan kent alışveriş merkezler AVM lerde büyük oranda kent merkezlerinde ve mücavir alanlarda 24 saat taşımacılığı sıcak tutmaktadır.

İşte bu bağlamda; kullanılan yolların yoğunluk hacimleri de giderek taşımacılık sektöründe yeni değişim ve tercihleri birlikte getirmektedir. Örneğin 2003 yılında otoyollarda tonxklm taşımacılık yoğunluğu 20.831 iken 2013 yılında bu yoğunluk 51.681 e çıkmıştır. Yani taşımacılıkta oto yolların kullanma oranı yaklaşık % 300 e çıkarken, devlet yollarında aynı zaman diliminde % 20 civarında olmuştur.Burada taşımacılık daha güvenli ve konforlu yolları seçerken zaman mefhumunuda ön plana almaktadır.

Diğer yandan son 10 yılda kent içi taşımacılığında kamyonette artış % 350 olurken,şehirlerarası taşımacılıkta kamyonların artmasıda yaklaşık % 90 larda kalmıştır.Bu da gösteriyorki yük taşımacılığında parakende ve şehir içi taşımacılık çok atak ve ihtiyaçtan dolayı yüksek bir gelişme sağlarken, toptan taşımacılıkta dengeli bir artış kendisini göstermekte ve daha çok filo yenileme ile yani teknolojik yenileme ile paralel gitmektedir.

Ayrıca; gümrüklü taşımacılıkta tüm sınır kapılarında TIR konvoyları artarken potansiyel olarak Avrupanın çok ilerisinde sayısal bir yapıya sahiptir.Geçen 10 yıl içerisinde de kendisini üç kat artırmıştır.

Yük taşımacılığı sektöründe araçların kullanılmasında yaklaşık beş milyon insan doğrudan istihdam edilirken, onların aileleri ile birlikte 15 milyon insanı ayakta tutmaktadır. Ancak bu yeni neslin bir kısmı ataerkil gelenekten gelirken, kendilerini günün mevzuat ve trafik şartlarına uyarlamışlardır.Ancak hala bazı kesimlerin babadan kalma alışkanlıkların varlığını sürdürmeleri de eksi olarak hem kendilerine ve hemde iş koluna yansımaktadır.Bunlarında hizmet içi eğitimlerle aşılması ve günün şartlarına göre taşıyıcı mantığının geliştirilmesi de en başta özel sektörün çabası ile olacaktır.Ayrıca yeni neslin daha kaliteli,mesleki yeterlilik belgeleri ile donatılmaları, sosyal güvenliklerinin her alanda sağlanmaları ile yolcu taşımacılığında var olan emeklilik kriterlerinin de taşımacılık sektöründe de uygulanması hem hükümetlerin ve hem de özel sektörün asli görevidir.

YASAL UYARI: Kaynak gösterilmeden yayımlanamaz

KAYNAKLAR
www.kgm.gov.tr,2015 | www.tuik.gov.tr,2015 | www.trafik.gov.tr,2015 | www.trafik.org.tr,2015